haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mar 2010

Anadolu Lisesi vs. Genel Lise

Bugün internetten haberleri karıştırırken, dikkatimi çeken bir konu oldu. Başlık şöyle; "Genel liseler tarih oluyor" diyordu.. Dedim acaba neler oluyor yine ülkemde :) Açtım baktım ve Milli eğitim bakanlığının yaptığı açıklamayı gördüm. Verdikleri demeçe göre; önümüzdeki 3-4 yıl içerisinde tüm genel liseler anadolu lisesine çevrilecek ve böylece eğitim kalitesi büyük oranda artıralacakmış.

Açıkçası 3-4 yıl önce liseden (genel lise) mezun olduğum için beni pek de ilgilendiren bir konu değildi. Ancak ortaya attıkları iddialar gerçekten ilgi çekici :P Yazının sonunda, bu iddiaları alıntı olarak paylaşıcam tabiki. Ama önce genel lise ile anadolu lisesi arasındaki farklılıkları anlatan bir konuşma yapayım. Şaka şaka :) Öyle ahım şahım bir bilgim yok bu konuda, ama okuduğum lisede 2. sınıfa geçtiğimde devlet orayı genel liseden beraat edip mütevazı bir anadolu lisesi yapmıştı ve sınavla alınan yeni talebeler (ki biz onlara direkt inek muamelesi yapmıştık) okulumuzda bizimle birlikte barınmak zorunda bırakılmıştı. Tam bir kültür çatışması gibiydi :P Evet evet, kültür çatışması doğru bir cümle olur çünkü; bizim lisenin amacı genelde tembelleri barındırmak için kurulmuş bir eğitim yuvasıydı. Hâl böyle olunca da, inekler ile otları aynı sandala bindirmeleri bazı sorunlara neden oluyordu. Bazı inekler bazı otları yiyor, bazı zararlı otlarda bazı ineklerin midesini ağrıtıyordu. Böyle sancılı bir dönem geçirdikten sonra, lise sona geçtiğimde artık tam bir hüzün havası hakimdi okula. Çünkü son kalan genel liseliler bizlerdik :P Artık ineklerin sayısı, hızla artmıştı. Kendimizi güllerin içerisinde türemiş yabani ve çirkin otlar gibi görüyorduk. Ki neticesinde, en başarısız öğrencileri bile kovarcasına mezun edip, tabiri caizse okuldan kökümüzü kazıdılar.

Bu tuhaf anımı niye paylaştım bilemiyorum ama konuya renk geldiği kesin :) Neyse şimdi Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaptığı o açıklamaya geri dönelim:

Milli Eğitim Bakanlığı, “okul çeşidinin azaltılması” kapsamında, genel liseleri 4-5 yıl içinde tamamen ortadan kaldıracak planlama yaptı. Bu okulların yerini alacak olan Anadolu liselerinde öğrenim kalitesi daha da artırılacak, sınıf mevcutları 30’u geçmeyecek, liseyi bitiren öğrenci bir yabancı dili rahatlıkla konuşur hale getirilecek.

Burada beni düşündüren kısmı, siyah ve altı çizili olarak belirttim. Bakın, derdini anlatıcak kadar da demiyorlar. Direkt olarak "rahat konuşur hale getirelecek" deniliyor. Valla ben lisede hiçbir şekilde ingilizce eğitimi alamadığım için, bu konuda fazlasıyla şaşkın ve düşünceliyim. Çünkü ya ingilizce hocası olmazdı ya da olsa bile birkaç kelime bile öğretmemek için çırpınan hocalar vardı.

Gerçi Üniversite mezunlarının iş için oradan oraya süründüğü bir ülkede, liselerdeki bu değişimin ne kadar umutlandırıcı ya da ne kadar mühim olduğuda ayrı bir tartışma konusudur sanırım...

27 Şub 2010

Dünyada En Zengin 100 Türk !

"Biri yer biri bakar, Kıyamet bundan kopar" - "Zenginin malı, züğürdün çenesini yorar" - "Allah kimisine aktırır, kimisine baktırır"

İşte bu tarz pek çok deyim kurabiliriz. Bunun sebebi tabiki en zengin 100 Türk içindir. Allah'ım ben niye bu listeye giremiyorum. En azından bir ışık göster :) Bir umudumuz bile yok :(

Aranızda zengin olmaya meraklı olan ya da bende birgün bu listeye giricem diyen varsa, buyursun listeyi yani rakiplerini incelesin :P

En zengin 100 Türk

12 Ağu 2009

Haberin En Dogru Adresi

Artık herşey de olduğu gibi haberleri okumak için de tercihimiz internet.Haber kolik.com isimli haber portalı güncel içeriğiyle kısa zamanda en çok tercih edilen haber sitelerinden biri haline geldi.

Son dakika haberleri çok sık güncellenen Haberkolik.com'da Dünya haberleri, iş dünyası, siyaset, sağlık, eğitim, teknoloji, sanat haberleri, magazin, kültür, spor haberleri şeklinde kategorilendirilmiş olan haberler kolayca ulaşılır nitelikte. Günlük Hava durumu raporlarını da siteden takip edebilirsiniz.

11 Haz 2009

Asuman Krause ile Fear Factor Extreme Star Tv'de


Acun Ilıcalı'nın sunumuyla ekranlarda yüksek voltaj adrenalin salgılayan bir program olan Fear Factor yepyeni yarışmasıyla tekrar aramıza geri dönüyor.

Fakat yarışmayı bu sefer Acun değil, Wipe Out programıyla kendini ispatlayan Asuman Krause sunacak...

Daha önce Show Tv'de yayınlanan Fear Factor önümüzdeki günler de Star Tv'de yayına başlayacak.

Yarışma ise bu sefer Arjantin'de geçiyor ve 8 çift birbirleriyle kıyasıya bir şekilde rekabet ederek 50.000 TL para ödülü almaya çalışacak :)

Ne diyelim heyecanla bekliyoruz Fear Factor Extreme'i...

8 Haz 2009

Tuzla'daki Tersanede Patlama Oldu.

Tuzla Tersaneler Bölgesi'ndeki Çelik Tekne Tersanesi'nde yapımı süren bir gemideki patlamanın ardından çıkan yangında kazan bölümünde mahsur kalan 3 işçiden 2'si yaralı kurtarıldı, 1 işçiye henüz ulaşılamadı.

Çelik Tekne Tersanesi'nde yapımı süren bir geminin kazan dairesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama oldu ve ardından yangın çıktı.

Yaralı kurtarılan işçiler, Kartal Eğitim ve Araştırma ve Tuzla GİSBİR hastanelerinde tedaviye alındı.

Yangını kontrol altına alarak söndüren itfaiye ekipleri, kazan bölümündeki işçiye ulaşmaya çalışıyor.

Müge Anlı Canlı Yayında Gerizekali Dedi - Tatlı Sert

ATV'de yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert programını bilmeyen yoktur sanırım. Programa katılan Mukaddes isimli bir kadının kocası canlı yayına telefonla bağlanarak tehditler savurdu. Bunun üzerine Müge Anlı bakalım neler demiş :)

"Sen kim oluyosun da buraya böyle bir telefon açabiliyorsun diyen Müge Anlı, tehditçi kocaya çok sert sözler sarfetti!

"9 çocuğu sürünürken sen bırakıp gittin. Nasıl bir adamsın sen?" diyen Anlı sözlerine şöyle devam etti:

"şimdi herşey güllük gülistanlık, onun için mi senin bu telaşın. Sen kim oluyorsun da telefon açıp tehdit ediyorsun. Aç kabadayı. Alırım seni ayağımın altına gerizekalı, şimdi aldırıyorum seni emniyete bir gel bakalım sen beni nasıl tehdit edersin. Senin erkeliğini orda bir görelim. Öyle tehdit telefonu açmak yok, Erkeksen geleceksin erkek gibi konuşacaksın. Seni parçalarım beni sinirlendirme. Eğer sıkıyorsa beni tehdit etsene, zavallı kadından ne istiyorsun, Beni tehdit etse neyse, bu kadar sinirlenmeyeceğim, zavallı Mukaddesi tehdit ediyor."

21 May 2009

Will Smith ve Katrina Kasırgası Filmi


Will Smith hayranları buraya!

Şahsen bu adamın filmlerini izlemekten büyük mutluluk duyuyorum. Oyunculuğunu tartışmayacağım yegane artistlerden biridir :) Şu sıralar ismi Katrina Kasırgası'nda birçok komşunun hayatını kurtaran John Keller adlı eski bir denizcinin hikayesini konu alan bir sinema filmi ile anılıyor. İşte o haberin detayları:

Sony Pictures Entertainment ve Will Smith Katrina Kasırgası üzerine bir sinema filmi hazırlıyor. Kasırga esnasında New Orleans'da 244 komşusunun kurtulmasını sağlayan eski denizci John Keller'ın hikayesi film oluyor.

Grubun bulunduğu bina ayrılmalarından kısa bir süre sonra sular altında kalmıştı. John Keller ise olayın ardından maddi yardım istemediğini, bir kahraman olarak da anılmak arzusunda olmadığını açıklamıştı.

Filmin senaryosu ve rejisi John Lee Hancock'a emanet edildi. Will Smith'in projede rol alıp almayacağı yakın zamanda belli olacak.


Haber Detayı: Sinemakeyfi.com

7 Nis 2009

Helikopter Kazasının Nedeni

Son Zamanlarda Türkiyeyi Sarsan Büyük Acı; Muhsin Yazıcıoğlunun Helikopter Kazasının Nedenleri

Ulaştırma Bakanlığı; BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğluyla Birlikte 5 Kişinin hayatını Kaybettiği Helikopter Kazasının Ön Raporunu Hazırlamış işte raporlardan bazı notlar:
Yapılan İncelemede kaza bölgesini uçuşa elverişli olmadığı söyleniyor ve orijinal bağlantı yerinde olduğu belirlenen ELT cihazının antenin çarpmanın tesiriyle kırılarak koptuğunun tespit edilmiş.

“Yapılan incelemelerde kaza bölgesi hava koşullarının görerek uçuşa elverişli olmadığı, görüş mesafesinin 2 kilometrenin altında 350-400 metre bulunduğu, bulut alt tavanının 450 metreden düşük olduğu, havanın 8/7 oranında yoğun bulut tabakasıyla kaplı olduğu tespit edilmiştir. Pilotun yalnızca Kahramanmaraş meydanına ait meteoroloji bilgilerini aldığı ses kayıtlarından tespit edilmiştir. Ancak uçuş rotasına ait ayrıntılı meteoroloji raporlarını aldığına dair herhangi bir kayda rastlanmamıştır.
Bu Raporda Açıkca Helikopterin Hava Koşullarına Dayalı Olarak Düştüğü Söyleniyor Ama Son günlerdede Haberlerde Duyduğumuza Göre; Helikopter Kazası Süikastmı ? Soruları Ortalıkta. Acaba gerçek Ne ?
Biraz Geç Oldu Ama hayatını kaybedenlere Düşüngeç ekibi Olarak ALLAH`tan Rahmet Dileriz.

26 Mar 2009

Ugur Dündar'ın isyanı - Star Tv Ana Haber

Hürriyet Video'larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!


Dün akşam sakin bir şekilde izlemekte olduğum Star Tv Ana Haber Bülteninde Uğur Dündar'ın kendisine yapılan tehditlerin ve hakkında açılan iddianamenin etkisiyle daha önce hiç görmediğim bir tepkisi ile karşılaştım. İddianame'de Melih Gökçek'in "Uğur Dündar'ın gizli belge ve resimleri var elimde, ayrıca eşi tek başına Brezilya'ya gidiyor" gibi sözler yer alıyor.

İşte sevgili Uğur Dündar'ı çileden çıkaran ve haklı tepkisini gösteren cümlelerdi bunlar. Kendisininde söylediği gibi bunun Ergenekonla ne ilgisi var ? Senin ne haddine insanların özel hayatına müdahele etmek ve iftira atmak.! Bununla da kalmayıp Kanal D muhabirlerinide dövdürtmüş.

Galiba insanların foyası ortaya çıkarılınca böyle hırçınlaşıyorlar.

Uğur Dündar, "evliliğimiz boyunca eşimin Brezilya'ya ve tek başına gittiğini biri çıkıp kanıtlasın o saniye intihar ederim. Çünkü bu bir namus meselesidir."

Daha sonra Başbakan Erdoğan'a sitem ederek, sizin eşinize böyle bir iftira atılsa ne yapardınız ? gibi sorularla kendisine destek aradı. Hatta bu iddianameyi imzalayan savcıyada ağır sözler sarfetti.

Sonuna kadar haklı olduğuna inandığım bu konuda bende Uğur Dündar ile hemfikirim.

Birisi bizim namusumuzla oynarsa hesabını YARGIDA sorarız. Ama YARGI bizim namusumuzla oynarsa napıcaz ?

Buyrun karar sizin.

9 Şub 2009

Komedi Dükkanı Ekranlara Veda Ediyor.

Benim kadar birçok insanın takip ettiği ve Cuma akşamlarına renk kattığı "Komedi Dükkanı" belirli bir süre yayın hayatını sonlandırıyor. Bunun nedeni tamamen Tolga Çevik'in kişisel kararı..

Askerliğini yapmadığı için sık sık karakola çağırılan sempati şovmen Mart Ayında bu programa son verecek. Ama korkmayın askerlik ona yarayacaktır :) Hatta döndüğünde bomba gibi yoluna devam eder diye düşünüyorum.


Ne Cem Yılmaz, Ne Şahan Gökbakar.. Son yıllarda kahkahalar atarak güldüğüm tek şovmen - oyuncu Tolga Çevik valla :) Bu arada askerliğini kısa yada uzun dönem yapacağı da belli değil malasef..

Tolga Çevik Hakkında: Komedyen, tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu olan Çevik, 1996 yılında Amerika'da Central Missouri State University'de tamamladığı eğitiminin ardından Türkiye'ye dönmüştü.

8 Şub 2009

AKP Mersin Milletvekili Ali Er'den Matador Sov

Dün akşam haberlerinde izlediğim
daha doğrusu izlemek zorunda kaldığım bir haber
beni tam anlamıyla çıldırttı, üzdü ve hatta ağlattı.

AKP Mersin Milletvekili Sn. Ali Er Bey Erdemli ilçesine geliyor
ve uğruna bir boğa kesiliyor buraya kadar tamam ama sonrası ????

Sonrası tam bir ikiyüzlülük ve bir vicdansızlık örneği.

Orada bulunanların hepsinin aksine ben nefretle izledim,
gözümün önüne eski roma da yapılan arena dövüşleri geldi,
izleyenler de tıpkı onlar gibi coşku ve neşe içindeydiler.

E kolay mı koskoca bir bakan ilçelerine gelmiş.

Aman aman ne büyük şeref.

O zaman tabii ki insanlığını bir tarafa bırakıp, sadece karayolunu değil
gelen kişinin de gözünü boyamak lazım dimi ?

Sen değil bir kasap, bana göre bir Müslüman bile değilsin,
çünkü eğer öyle olsaydın kurban kesilecek olan hayvanı
işkence etmeden sakince kesileceğini bilirdin.

Tamam bizde kurban kesmek adet dendir ama madem ille de keseceksiniz,
küçük bir hayvan kesseydiniz bari, ama olur mu yalakalığın üst sıralarına oturmak
öyle bir koç kesmekle olmaz.
Boğa keseceksin, deve keseceksin,
kurban ne kadar büyük olursa uğruna kestiğin o kişiden göreceğin
menfaat da o kadar büyük olur dimi?

Utanmalısın !!!
Umut ederek yazıyorum ki eğer içinde biraz olsun bir vicdan var ise ,
yaptığın ayıbın ne kadar büyük olduğunu haberlerde kendini izlerken anlamışındır.

Seni ve sana bu görevi veren arkadaşları nefretle kınıyorum !!!

Çünkü sizler gerçek anlamda birer KASAP’SINIZ!!!!!


Not : Kestiğiniz kurbanın etine yoksul ailelere dağıtacakmışsınız
Aman ha bari böyle bir hata da bulunmayın çünkü siz sevap işlemediniz.


Bu yazı DüşünGeç'in takipçilerinden olan Arzu Hanım'ın kişisel yazısıdır. İsteği üzerine yayınlıyor ve kendisine teşekkürlerimizi sunuyoruz.

5 Şub 2009

Cep Telefonları Kanseri Tetikliyor

Cep telefonu kullananlarda, kullanılan kulakta ve kullanılan taraftaki beyin bölgesinde kanserin daha sık görüldüğü gözlenmiş.
Yapılan bir çalışmada 2 bin beyin tümörünün cep telefonu kullanımına bağlı olarak geliştiği belirlenmiş.
Ama Günümüzde. Cep telefonları Arık Gençlerde Bağımlı Hale Gelen Bir Araç Olmuştur.Benim önerim cep telefonu eylencemiz haline değilde iletişim aracımız haline gelmesidir.

1 Şub 2009

Davos Zirvesi ve Recep Tayyip Erdogan

Bütün Dünya'nın bir anda gündemine oturan Davos zirvesindeki yaşanan olayların aslı astarı ortaya çıkmış. Haberin kaynağından birkaç önemli bölümü sizinle paylaşıyorum:

Dünyada büyük yankı uyandıran Davos’taki Gazze paneli, Erdoğan’ın iki hafta önceki talebi üzerine programa alınmış. Paneli, Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Klaus Schwab yönetecekti ama 2 gün önce ABD’li gazeteci David Ignatius’un adı bildirildi. Başbakanlık itaraz etti fakat sonuç çıkmadı.

PANELİ ERDOĞAN İSTEDİ

Referans’ın haberinde panel krizine uzanan gelişmeler şöyle sıralandı:

Gazze başlıklı toplantı zirveden iki hafta önce Başbakan Tayyip Erdoğan’ın isteği üzerine programa kondu.

MODERATÖR SCHWAB OLACAKTI SON ANDA DEĞİŞTİ

Simon Peres ve Tayyip Erdoğan’ı Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Başkanı Klaus Schwab’ın moderatörlüğünde bir toplantıda bir araya getirmek üzere anlaşıldı.

Toplantıdan iki gün önce WEF’ten gelen dosyada Gazze oturumunu Schwab’ın değil, ABD’li gazeteci David Ignatius’un yöneteceği bilgisi geldi.

BAŞBAKANLIK İTİRAZ ETTİ

Başbakanlık bu değişikliğin sebebini sordu ve böylesine hassas bir konuda Schwab yerine Amerikalı bir gazetecinin oturumu yönetmesinden memnun olmayacağı notunu WEF organizatörü Benita’ya iletti.

Organizatör hassasiyeti anladığını ve ilgileneceğini söyledi. Ancak ne Başbakanlık ne de Dışişleri bürokrasisi söz verildiği gibi Schwab’ın moderatör olması konusunda çok ısrarcı olmadı ve bir anlamda krize giden yola ilk adım atılmış oldu.

Haberin detayları ve devamı için Tıklayın.

26 Ara 2008

2008'in En Popüler Haberine Bakın !

Reuters Haber Ajans'ının 2008'in en popüler haber olarak neyi seçtiğine bir bakalım hele; "Karısına Genelevde Rastladı." (Vaov, tam bir kaos ortamı :)

Bu Haber gerçekten çok ilgimi çekti. Hatta üstünde biraz yaratıcılığımı konuşturdum ve bu yazıya başlamış bulundum. Şimdi, 14 sene aynı yastığa baş koyan bu Polonyalı karı koca nasıl ve hangi ruh haliyle karşılaştılar ?

Muzip biri olduğumdan bu ruh halinin içine biraz espri serpiştirmek istiyorum :) Şöyle ki; kadın ek gelir için bu işe başvurduğunu söylemiş. Peki erkek napmış ? Ek zevk yada ek fantezi için mi Geneleve gitti ?

Bunları da geçtim, peki ya karşılaştıkları andaki tepkileri sizce ne olmuştur ? Örneğin; (Birbirlerine durumu çaktırmadan işten sıyrılma) "Hanım işte çok yoruldum, bi acı Polonya kahvesi (Salladım) yapta içelim. - Peki hayatım" yada "Ne işin var senin burda kadın ! - Ne işim olcak bey, ek iş olarak bunu yapıyorum. - Nee .! Demek ek iş olarak kendini satıyorsun !!! - Hayır be, evlere temizliğe gidiyorum işte. - Hee iyi tamam." :)

Tamam ya daha fazla saçmalamak istemiyorum. Bu yılın en popüler haberi bumudur bilmiyorum ama En İronik haberi olduğundan eminim :)

Saygılar..

18 Ara 2008

Bir Çift Ayakkabı Fırtınası

Nükleer silah bulma bahanesi ve demokrasi götürme vaadiyle ABD ve müttefiklerinin yıllardır işgal altında tuttukları Irak’ta sürdürdükleri zulüm, her zaman dünya gündeminde özel bir yere sahip olmuştu. Irak nüfusunu oluşturan işbirlikçilerin, kompleksli azınlık unsurların ve aldanmış Arapların alkışlarla karşıladığı Batı emperyalizminin sürdürdüğü insanlık dışı muamele dünyanın gözü önünde sürüp giderken Iraklı küçük ancak onurlu bazı gruplar da ABD emperyalizmine karşı mücadelelerini sürdürüyorlardı.

ABD için sinek vızıltısı mahiyetinde olan bu saldırılarda da genelde iç savaş görüntüsü hâkimdi. Çünkü çatışanlar işbirlikçiler ve direnişçiler olarak ayrılıyordu. Bizzat ABD unsurlarına da kayıp verdiriliyor olsa da bunlar ABD ve dünya kamuoyu için çok da önemli değildi.

Ne zaman ki, Muntazar El Zeydi isimli onurlu bir gazeteci, kendisi için en önemli silahı olan ayakkabılarını kullandı o zaman dünyanın Irak direnişine bakışı tamamen değişti.

ABD’nin, görev süresi bitmekte olan başkanı (ki kendisi şeytan tohumudur) George W. Bush Irak’a veda ziyareti sırasında kameralar karşısında basın toplantısı düzenliyordu. Muntazar El Zeydi bütün onur, nefret, öfke, direniş ve insanlık silahlarıyla, bombalarıyla donattığı 43 numaralı bir çift ayakkabısını Bush’a doğru yönlendirmişti bile. O soluk benizli şeytan ne olduğunu anlayacak kadar zaman bulamamasına rağmen kendisini ayakkabılardan korumuştu.

Bu saldırı karşısında ABD o kadar küçük düşürüldü ki, bana göre bu durum ikiz kulelerin yıkılmasından daha büyük bir yıkımdır ABD için. İkiz kuleleri yıkan ABD derin devletiyken Bush’un suratına okkalı bir Osmanlı Tokatı gibi inen bu hareket sivil, bireysel, anlamlı, onurlu ve büyük bir eylemdir.

Şimdi ABD dâhil bütün dünya kamuoyu Bush’un suratında patlayan bu direnişi konuşuyor. ABD, Bush, Batı değerleri, emperyalizm vs. hiç bu kadar küçük düşürülüp ezilememişti bugüne kadar. Biz Türklerin “tükürükle boğmak” deyiminin yanına Iraklılar da artık “ayakkabıyla kovmak” deyimini eklemişlerdir. Ellerine sağlık Muntazar El Zeydi. Bütün “ayak” olarak görülenleri ve ezilenleri birleştirdiğin ve Iraklıları uyandırdığın için…

17 Kas 2008

Atatürk'ün Özel Videosu - Çiftlik Ziyareti

78 Yıl önce çekilen ve bugüne kadar sır gibi saklanan bu video'yu izlediğinizde eminim benim kadar duygulanacaksınızdır. Kaldı ki, bu video Atamız ile ilgili benim izlediğim en uzun metrajlı film...

Atatürk Videoda dönemin ABD Büyükelçisi Joseph C. Grew ile Orman Çiftliği'ne çıktığını gösteriyor. Süresi 7 dakika 18 saniye olduğu için azda olsa Atamıza doyabiliriz. Hele o duruşundaki asalete dikkat etmenizi isterim.

Son olarak Video T.C. Cumhurbaşkanlığı'nın Resmi Web Sitesinde dün yayına konmuştur.

Video'u izlemek için Tıklayın.

16 Kas 2008

Erkan Ocaklı Vefat Etti.


Seslendirdiği Karadeniz türküleriyle tanınan sanatçı Erkan Ocaklı, tedavi gördüğü Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde vefat etti. 59 yaşındaki Ocaklı, bir süredir pankreas kanseri tedavisi görüyordu.

Ünlü sanatçının ölümünü duyan akraba ve sanatçı dostları hastaneye akın etti. Ocaklı'nın cenazesinin, vasiyeti gereği iki gün bekletildikten sonra pazartesi günü Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verileceği belirtildi.

Yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

Ttk Mülakat Sonuçları 2008

ttk mülakat sonuçları açıklandı.

Kazananların listesini görmek için aşağıdaki bağlantıya tıklayın.

ttk mülakat sonuçları

13 Kas 2008

Hz. Muhammed Karikatürü - Terbiyesizlik Diz Boyu !

Hatırlayacağınız gibi 2005 yılında Danimarka'nın Jyllands-Posten gazetesinde yayımlanan Hz. Muhammed karikatürlerinden sonra Müslüman aleminde ortalık çok fena karışmıştı. Hatta karikatür çizeri Kurt Westergaard'a suikast bile yapıldı.

İşte aradan geçen süre zarfında sular duruldu derken, bu haddini bilmez adam bu seferde önceki karikatürünü eleştiren Danimarka Dışişleri Bakanı Uffe Ellemann Jensen'in ağzında piposuyla secdeye varmış olarak alay ettiği ve içinde yine Peygamberimizin karikatürleri olan bir kitap yayımladı.

Bu yapılan büyük tahrik sonucunda artık neler olur bilemiyorum. Müslümanların en hassas olduğu konuda bu tür hakaretler yapılması çok büyük terör saldırısı olaylarına yol açmaz mı sizce ?

Madem Müslümanları cahil olarak görüp, alay edip dışlıyorsunuz. Ohalde verilen tepkiye ve yaşanan olaylara göz yummak zorundasınız. Tabi bu tepki suikast ve saldırı şeklinde olacaktır.

Zaten en sonunda 3. Dünya Savaşını çıkartacak bu kendini bilmiş zihniyetler..

29 Eki 2008

ingiltere Bankaları 6 Ayda 20 Bin Eve El Koydu

İNGİLTERE BANKALARI 6 AYDA 20 BİN EVE EL KOYDU İNGİLTERE BANKALARI 6 AYDA 20 BİN EVE EL KOYDU

İngiltere'de tutsat (mortgage) borçları ödenemediği için ipoteği elinde tutan bankalar tarafından el konulan evlerin sayısının son bir yılda yüzde 70 oranında arttığı bildirildi.

Küresel finansal krizin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği İngiltere'de tutsat (mortgage) borçları ödenemediği için ipoteği elinde tutan bankalar tarafından el konulan evlerin sayısının son bir yılda yüzde 70 oranında arttığı bildirildi.

Artışın işsizlik rakamlarındaki artışla başabaş gittine işaret eden uzmanlar, pek çok kişinin işsiz kaldığı için tutsat parasını ödeyemez duruma düştüğünü hatırlattı. Financial Services Authority adlı resmi kuruluşun istatistikleri, 2008 yılının ikinci çeyreğinde ülkede 11 bin 54 eve borçları ödenemediği için bankalar tarafından el konulduğunu ortaya koydu.

Geçen yılın aynı periyodunda bu rakamın 6 bin 500 olduğuna işaret eden uzmanlar, 2008 yılının ilk çeyreğinde de rakamın 9 bin 172 olarak gerçekleştiğini hatırlattı. Bankalara dönen ev sayısındaki artışın süreceğine dair tahminlerde de bulunan uzmanlar, tutsat ödemelerinde aksaklık meydana gelen aile sayısının da hızla arttığını bildirdi.

2008 yılı Haziran ayının sonuna kadar 312 bin ailenin borçlarını bir yahut da daha fazla ay gecikmeli olarak ödemek durumuna düştükleri belirtilirken, bu rakamın 2007 yılının aynı döneminde göre yüzde 16'lık bir artışa işaret ettiği kaydedildi.

Bu arada İngiltere'de tapu dairesi gibi işlev gören Land Registry adlı kuruluş da ülkede ev fiyatlarındaki düşüşün sürdüğünü açıkladı. Land Registry'dan yapılan açıklamada, İngiltere'de eylül ayında ev fiyatlarındaki düşüşün yüzde 2,2 olarak gerçekleştiği, bu düşüşle birlikte son 12 aylık düşüşün de yüzde 8'e ulaştığı bildirildi.