Öncelikle açıkça belirtmek isterim ki, şuana dek Mustafa Kemal Atatürk'e benzetilmeye çalışılıpta bu kadar rezil edenini hiç görmemiştim. Ne ses Atatürk gibi bir insanın karakterini yansıtıyor, ne de yapılan kukla gibi itici bir makyaj Mustafa Kemal'imizi anımsatıyor. Kısacası tam bir fiyasko...
Filminde fragmanından anlayacağınız gibi boş boş işlerle uğraşmışlar. Zaten hep böyledir. Bizim şanlı tarihimizi ancak başkaları sinemaya uyarlayınca izlemesi zevk veriyor.
Bana göre yapılmasada olurdu bu film. Sizinde görüşlerinizi almak isterim bu konuda...
12 Kas 2009
11 Kas 2009
Robert Enke İntihar Etti
Fenerbahçe'den de hatırlayacağınız Almanya'nın 2005 yılında yılın kalecisi seçilen Robert Enke hayata gözlerini yumdu. Polislerin yaptığı ilk açıklamaya göre, yoğun derecede seyreden hastalık sebebiyle Enke'nin bu duruma daha fazla dayanamadı ve neticesinde depresyona girip intihar etti.
Bu haber ile yıkılan Almanya'da tam bir sessizlik hakim.
Ayrıca Robert Enke'nin en son takımı olan Hannover 96'da bu büyük kayıp karşısında sessiz kalmayarak, sitesinde bir pankart açmışlar. Siteye girişte şöyle yazıyor:
Wir Trauern Robert Enke
Türkçesi; Robert Enke'nin yasını tutuyoruz.
Siteye Giriş İçin Tıklayınız.
Hannover 96'nın Teknik Direktörü'de yaşanan bu olay ile ilgili yaptığı açıklamada; "Böylesine büyük bir ismin yasını tuttuğumuzşu günlerde, önümüzdeki maça çıkmama kararı aldık. Çünkü aklımızda bu üzüntü varken, kimsenin futbol oynamasını bekleyemeyiz."
Bu haber ile yıkılan Almanya'da tam bir sessizlik hakim.
Ayrıca Robert Enke'nin en son takımı olan Hannover 96'da bu büyük kayıp karşısında sessiz kalmayarak, sitesinde bir pankart açmışlar. Siteye girişte şöyle yazıyor:
Wir Trauern Robert Enke
Türkçesi; Robert Enke'nin yasını tutuyoruz.
Siteye Giriş İçin Tıklayınız.
Hannover 96'nın Teknik Direktörü'de yaşanan bu olay ile ilgili yaptığı açıklamada; "Böylesine büyük bir ismin yasını tuttuğumuzşu günlerde, önümüzdeki maça çıkmama kararı aldık. Çünkü aklımızda bu üzüntü varken, kimsenin futbol oynamasını bekleyemeyiz."
10 Kas 2009
Ölü Duygular

Kapı kapandı. Betül rahatlayarak kahve fincanından büyük bir yudum aldı. Kahvenin sıcaklığı vücudunda yayılırken içindeki tüm enerjisinin uyandığını hissetti. O işe gitti, giderken ona hoşça kal derken o sadece üzgün bir bakışla karşılık verdi. Aslında daha içten bir hoşça kal bekliyordu ama Betül içindeki bu duygu bariyerine karşı bir şey yapamadı. Düşünceli bir şekilde mutfak masasında oturdu. Evli çiftlerin zamanla yollarını ayırdıkları, farklı yaşadıkları normal değimliydi yani? Kız arkadaşlarında ve komşularında bunu gözlemlemiş ama yinede herkesin bu durumla başa çıktığını da görmüştü. Neden o da yapamıyordu? Neden sürekli farklı şeylerin ve daha çok mutluluğun peşindeydi? Neden hayatının iyi tarafını görüp kabullenemiyordu? Her gün kendine tekrar tekrar sorduğu bu sorulara asla bir cevap bulamıyordu. Severek evlenmiş ti, burası kesin! Daha genç kızlığında bile ilerideki eşinin nasıl birisi olması gerektiğini biliyordu ve evliliğinin ömür boyu sürmesi gerektiğini de. Hedefi buydu. Peki, bu hedefi gerçekçi değil miydi?
Harika bir erkekle evlenmiş ti, herkes onu kıskanıyor ve ona sürekli ne kadar şanslı olduğunu söylüyordu. Oktay sadık, güvenilir, çalışkan ve sevecen bir erkek ti. Peki, buna niçin sevinemiyordu?
Betül iç çekerek kahve fincanını lavoba'ya bıraktı. Kirli çamaşırları makineye atarken çocuklara akşam için ne pişireceğini düşündü. Betül’ün tanıdığı bazı kadınlar vardı ki, onlar akşam saat kaç olursa olsun kocasına yemek pişirmek zorundaydılar. O bu konuda çok şanslıydı çünkü Oktay akşamları eve geldiğinde yemek aramaz, bir dilim ekmeğe bile razı olurdu. Aslında eşi her zaman kanaatkâr’dı, fazla beklentileri olmaz'dı. Peki, ama o zaman Betül neden sanki onun kendisinden çok fazla şeyler istediğini hissediyordu? Eşine göre o işini yapsın yeterdi daha fazlasını istemez di. Evi derleyip toparlasın, kendisine ve çocuklara baksın ve kimseye muhtaç olmadığı için şükretsin. Tıpkı bir makine gibi “çalışsın” ama “hata” vermesin “bozulmasın“ . Betül “seni terk etmek istiyorum” diyerek onu bu uykudan uyandırdı, şimdi onun için savaşıyordu ama yinede… Betül onu hala seviyordu bundan emin di ama bir zamanlar olduğu gibi aşkla tutkuyla değil de bir kardeş bir arkadaş gibi. Peki, ama duyguları nereye kaybolmuştu?
Betül çamaşırları ütülemeye başladı. Ev hanımı olmayı her zaman sevmişti. Çocuklar büyüyüp kendilerine bakacak duruma gelince haftada sadece birkaç gün için bile olsa tekrar iş hayatına atılmıştı. Bu çalışma hayatı ona iyi gelmişti, haftada birkaç gün başka insanlar görmek başka şeyler yapmak onu senelerce yaşadığı rutin hayatın dışına çıkarmıştı.
Oktay da buna rıza göstermişti ki o zaten ona karşı her zaman sabırlı olmuştu, ama yine de hem sabırlı hem de değil gibiydi. Oktay onun hasta olduğunu düşünüyordu, bir orta yaş krizi gibi. Betül’ün iyileşip tekrar eskisi gibi olacağı günü bekliyordu, biraz asosyal, aileye dönük ve “kullanımı” kolay. Fakat bildiği birkaç şeyin içinde emin olduğu bir tek şey vardı o da asla bir daha aynı kişi olmayacağı, eskisi gibi “işlemek” istemiyordu, olamazdı da çünkü içinde bazı şeyler değişmişti. Yıllarca bastırdığı birçok duygu açığa çıkmıştı. Öğrendiği bir şey daha vardı o da duyguların bastırılmaya karşı çıktığı idi. Ve ölmüş olan duyguların tekrar canlanmadığının da farkına varmıştı. Tek bilmediği bundan sonra ne olacaktı. Betül ütüyü fişten çekip, cüzdanını alarak alışverişe çıktı…
8 Kas 2009
Paper Craft
Peki Paper Craft Nedir?
Paper Craft uzak doğudan çıkmış bir eğlence çeşidi.Galiba Çinliler bulmuş.Ama günümüzde bir çok Otomobil firması bunu kullanmakta.İnternett bir çok site bunu üzretsiz olarak vermekte.(Eee adamlar reklamlarını yapıyor. =))Aşağıda bir kaç tane tavsiye site ismi verdim.
Sitedeki dökümanı karton kağıda yazdırıyorsunuz.Ve onları keserek, birbirlerine yapıştırarak çok güzel ve gerçekçi maketler ortaya çıkarıyorsunuz.Proje derslerinde hızır gibi yetişebilecek bir şey.Hemde hiç masrafı yok...
Sadece iç mimarlık da proje dersleri için değil, herkesin hobi olarakta yapabileceği çok eğlenceli bir şey.
Tavsiye Linkler
Canon
Mısubishi
Yamaha
6 Kas 2009
Santos Müthiş Golü - Fenerbahçe vs. Steau Bükreş
UEFA grup maçlarının oynandığı dün gecede, Fenerbahçe Kadıköy'de rakibi olan Steau Bükreş'i adeta futbol şovu ile büyüledi. Santos'un mükemmel attığı golün tekrarını hep beraber bir kez daha izleyelim:
Hürriyet Video'larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!
Google Logo - Susam Sokağı
Merhaba arkadaşlar. Uzun zamandır yazmıyordum. Sebebi ise İnternet kesintisi. Bugün itibariyle yani 06 Kasım 2009 tarihinde Google Türkiye bugüne özel bir logo yaptı. Logo aşağıdaki gibidir.
Bu logoyu iyi bilirsiniz. TRT 1'de yayınlanan Susam Sokağının karakterlerinden oluşuyor. Susam Sokağı 40. yılını kutlamaktadır. Küçükten büyüğe herkes tarafından izlenir. Özelliklede ben küçükken çok izlerdim. Keyif veriyordu açıkçası. Bu logo arşivlere katılacak güzel bir çalışmadır.
Bu arada, Doğum günün kutlu olsun; Susam Sokağı...
Bu logoyu iyi bilirsiniz. TRT 1'de yayınlanan Susam Sokağının karakterlerinden oluşuyor. Susam Sokağı 40. yılını kutlamaktadır. Küçükten büyüğe herkes tarafından izlenir. Özelliklede ben küçükken çok izlerdim. Keyif veriyordu açıkçası. Bu logo arşivlere katılacak güzel bir çalışmadır.Bu arada, Doğum günün kutlu olsun; Susam Sokağı...
Etiketler:
google logosu susam sokağı,
sokağı,
sokak,
susam sokağı,
susamdan sokak
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
