converse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
converse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eki 2008

Converse Ayakkabı istiyorum


Şuan için Siyah ve Beyaz tek renk olmak üzere 2 adet Converse ayakkabım var. Gayet iyi idare ediyorum fakat bu aralar gözüme kestirdiğim bir iki Converse var :)

Bunlar bende ki tek renk Converse'lerin aksine gayet şık ve desenli olan modeller.! Okadar havalı duruyor ki, giymeyip kolunun altında gezdirsem gene aynı güzellikte :)

Ya da bende ki tek renkler'den sıkıldığım için bu modeller çok hoş geldi gözüme. Orasını tam kestiremiyorum artık. Ama muhakkak almam gerekiyor onları, Benim olmalı onlar; "Benim, Benim.!"

Herhangi bir Converse satışı yapan mağaza gördüğümde, canavar gibi fitrinlere saldırıyorum :) Bir tanesine değil, tümüne sahip olmak istiyorum. Açgözlülük mü yoksa bencillik mi bilmiyorum ama kendime engel olamıyorum bu konuda..

Bu arada internette sörf yaparken rastladığım bu resim benim durumumu çok iyi anlatıyor diye düşündüm. Hemen bir yazı hazırladım :)

Bu kadar psikopatım işte.

6 Eyl 2008

Converse Ayakkabı Giymek


Kimine göre itici kimine göre de ayrıcalıktır Converse giymek (Özellikle de benim için :)

Bir pazar günü en Fresh halinle güzide sokaklarda, tıklım tıklım insanların dolaştığı mekanlarda gezinirsin kendinden bir haber..

Daha sonra Bir ayakkabı mağazasının önünden geçersin ve gözüne o an için dünyanın en huzur verici, en tatlı, en muhteşem, en en en güzel ayakkabısı çarpar..

Bu ayakkabılar sıradan bir ayakkabı değildir. Oz büyücüsü filmindeki o kızın ayağındaki Kırmızı ayakkabılar ne kadar önemli ise senin içinde o ayakkabılar okadar değerlidir.

Bunlar tabiki Converse'in son seri ayakkabı modelleridir..

O müthiş modelleri görünce ayağındaki eski Converse ayakkabıya bakarsın ve şunları dersin:

-Ulan seni ilk aldığım da dünyanın en güzel ayakkabısı zannederdim. Ama bak senden güzel ayakkabılar çıkmış piyasaya..

O andan itibaren ayağındaki converse'ler tamamen 2. hatta 3. plana düşmüştür gözünde..

Vakit kaybetmeden mağazaya girip o camekândaki ayakkabıyı istersin satıcıdan denemek için..

Ayağına giyip bir iki tur atarsın mağazanın içinde, işte o an dünyadaki hiçbir duygu seni bu kadar tatmin edemez. Emin ol buna :)

Sonuç ?

Gezmek ve yiyip içmek için yanına aldığın parayı nakit ödeme yaparak o ayakkabılara sahip olacak kadar delirirsin..

Tabi eski ayakkabılar bir poşete koyup evin yolunu tutarsın havalı havalı :)

Eve geldiğinde ise (para bittiği için doğal olarak erken gelmişsindir eve) sana şu sorulur aile bireyleri tarafından:

-Evladım hayırdır niye erken geldin ?
+Sormayın ya, tam gezerken birden bire migren'im tuttu.
-Sende migren yokki yavrum ?
+Hımm şey !?
-Ney ?
+Hiç..

Dersin ve hemen odana koşarsın :)

İşte Converse Aşkı budur.