istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şub 2009

Yeditepe istanbul

İstanbul... Kimi Şehirlerin Sultanı der ona, kimi dünyanın başkenti olarak seçer.Tarihin derinlikerinden çıkıp gelmiş olsa bile çağdaş; dünyayı yakalamısını ve hatta geçmesini bilmiş; Sanaçıların ilham kaynağı olmuş ender şehirlerden biridir.Türkiyeyi Tanımayanlar dahi bu hakkında belli bir bilgiye ya da Fikre Sahiptir.

Neden Yedi tepe İstanbul ?
Şarkıların ya da şiirlerin İstanbul`un yedi tepe üzerine kurulduğu sık sık dile getirilir.Ama `istanbul, hangi tepeler üzerine kurulmuş' diye sorduğunuzda bir çırpıda yedi tepeyi sayabileceklerin sayısı çok azdır. İstanbulun en Yüksek yerleri düşünülür hep; Çamlıca gelir akla örneğin, ya da Pierre Loti. Oysa ilgisi yoktur. Çünkü yedi tepe, kentin sur içinde kalan kısmında yer alır. Yedi Parçanın ilki Topkapı Sarayı ile Ayasofya`nın yer aldığı bölgededir ve daha çok Topkapı Sarayı tepesi olarak bilinir. İkincisi ise Çemberlitaş`dır. Üçüncüsü tepenin üzerinde Sülaymaniye. Dördüncüsü Fatih,beşincisinde Yavuz Sultan Selim Camii,altıncısında Kariye Camii ile Edirnekapının bir Bölümü, yedincisinde ise Kocamustafapaşa yakınlarında Çukurbostan bulunur. Yukarıdaki satırlardan da anlaşılacağı üzere, yedi tepe günümüzde Tarihi Yarımada olarak tanımlanan bölgenin sınırları içinde yer alır.

Arkadaşlar Bu Yazımı Beyenirseniz Devamı Gelecek. İstanbul Hakkında Bilmediklerinizi Paylaşıcam.


Yukarıdaki Bilgilerin izinsiz yada Kaynak Göstermeden Kopyalandığı Taktirde gereği Yapılacakdır.

29 Eki 2008

İstanbul'da Sonbahar Yagmurları

Bu aralar baya takıntılı bir genç oldum çıktım. Öyle böyle de değil, baya baya ciddi şekilde takıntılarım arttı. Sanırım hayata karşı biraz (Biraz değil baya) bakış açım değişti. Bazen umutsuz bazen ise hevesli bir şekilde uyanıyorum sabahları..

Hatta bazen öyle bir hevesleniyorum ki, ben büyük adam olucam yada artık büyüdüm ve bazı kararlar almam gerekiyor diyorum kendi kendime. Ama akşam olduğunda, bu koca dünyada beni kim takar ? yada bu verdiğim kararları uygulasam elime ne geçicek diyorum. Kendimi mi kandırıyorum yoksa çevremdekileri mi bilmiyorum artık. Hatta Blog hayatımda ilk defa böyle bir yazı yazdığım için sizi mi yoksa kendimi mi avutuyorum onuda bilmiyorum.

Takıntı konusuna değinmek istiyorum şuan; Mevsimi geldi Ayvanın, tadıda nefis olur dimi ? Hatta onu zevkle yerken boğazınıza takılan parçaları yüzünden gözünüze yaş gelirde koca bir bardak su içersiniz. Biraz tedirgin bakışlar ve daha sonra "Ahh, az daha boğuluyordum" diye mırıldanışlarda bulunursunuz. Ama yinede onu o ihtişamla yemeğe devam edersiniz. Tekrar boğulma riskim var diye hiç düşünmezsiniz.! İşte ben boğazıma takılan ayva parçalarından tutun, yamuk veya simetrik durmayan bir ev eşyasına kadar herşeye takıntılı şekilde davranıyorum.

Hayattan mı soğudum yoksa Sonbahar'ın getirdiği rüzgarlardan mı etkilendim bilemiyorum. Yok yok aşık falan da değilim. Hani insan bazen şöyle der kendine "Ot gibi yaşıyorum." işte bu cümlede yaşıyorum sonbaharımı..

Belki de ertesi gün bu yazdığım yazı yüzünden saçma bir tebessüm ile alay edicem kendime..

Beni tanıyan insanlar, daima seviyesiz espriler yapan ve sürekli herşeye gülen biri olarak görüyordur. Ama bu anlatıklarımı okuduklarında "Ulan bu yine dalgasını geçiyor ya hayır olsun" diyeceklerdir. Yok, bu sefer gülmüyorum. Hatta seviyesiz espri de yapmıyorum. Ama merak etmeyin; yarın tekrar gülücem ve iğrenç esprilerimle ömrünüzden ömür çalıcam.!

İlk defa böyle serzenişli bir yazı hazırladığım için son noktayı nasıl koyacağımı inanın hiç bilmiyorum. Ama şunu söyleyebilirim; bunu yazarken ne takdir edilme, ne derdime derman olacak biri, ne de ilgi çekme amacı güdmedim. Sadece yazmak geldi içimden ve yazdım. Hepsi bu..

Sürç-ü Lisan ettimse affola.. (Affolmazsa Aşkola, Aşkolmazsa Meşkola, Meşkolmazsa Kutukola.! Gene iğrençleştim..) Bazen soruyorum kendime, bu tür esprileri (Espri denebilirse) nasıl yaratıyorum diye; Tamam tamam sustum.!

30 Eyl 2008

Ramazan Bayram Namazi Vaaz

Bugün fazlasıyla havamdayım. Yazar olduğum, sahibi olduğum her blogda en az bir yazı yazacağım bugün. İlkte DüşünGeç 'ten başlıyorum. ( Değerinizi bilin. :D ) Konumuz tabi ki: Ramazan Bayramı. Ramazan Bayramı senede bir defa gelen bir ay boyunca tuttuğumuz oruçtan sonra Allah 'ın bize verdiği bayramdır. Bayram namazında vaaz veren hocanın da dediği gibi:
- Bu bayram çok bereketli bir bayramdır. Hristiyanların, Yahudilerin bayramlarına benzemez. Ramazan Bayramını " Şeker Bayramı " olarak nitelendirmekte yanlıştır. Şeker'le alakası yoktur. Kurban Bayramında da şeker istemeye gelir çocuklar. O bayramın adına neden Şeker Bayramı demezler. İşte bu bayramın önemli olduğunu bildikleri için sizlere yanlış şeyler söylerler. Bayramı tatil sayanlara birkaç sözüm var. Bayram tatil değildir. Birlik, dostluk, yardım, beraberlik zamanıdır. Bayram gelince ailesinden, sevdiklerinden uzak yerlere tatile gidenler büyük yanlış içindedirler.

Hoca tam olarak bunları söyledi. Bende bu söylediklerini çok öenmli buluyorum. Önemli bulmasam sizlerle paylaşmam zaten. Bayramınız mübarek olsun. :) Nice bayramlara ulaşmak dileğiyle...

13 Eyl 2008

Rafet El Roman Ask-i Virane Video Klibi

Merhaba arkadaşlar,

DüşünGeç' te yazı yazmayalı bayağı bir zaman olmuştur. :) ( Oldu zaten :D ) Rss'i takip ettiğim için baktım da diğer arkadaşlar yerimi doldurmuş nerdeyse. Bensiz bi blog tuzsuz çorbaya benzer. :P Gelelim konumuza. Olay şu : Rafet El Roman geçtiğimiz aylarda bir albüm çıkardı. En sevdiğim sanatçı olduğu için albüm hakkında herşeyi araştırdım. Bir şarkıda Rafetseverlerden biriyle düet yaptığını öğrendim. Adı : Yusuf Güney. Yakışıklı adam. Şarkıyı da Yusuf G. yazmış. Rafet ile beraber muhteşem bir düete imza atmışlar. İşte o düetin klibi. İyi seyirler. Bir dahaki yazımda ( ne zaman olur bilemiyeceğim :D ) görüşmek üzere...

16 Ağu 2008

Merhaba DüşünGeç!

Merhaba arkaaşlar,
Şimdi baktınız kim bu diye. Ben Recep. Düşüngeçin son sürüm yazarı. Doğru söylemek gerekirse ( tabi ki gerekir. xD ) Düşüngeç'e bir defa girdim ve gerçekten beğendim. Sonra yazarlık için bi başvurayım , dedim. Tabuhan'a söyledim. Sağolsun birkaç şey sordu, sonra kabul etti. Kısacası bundan sonra Düşüngeçteyim :) Böyle mübarek bir günde aranıza katılmam inşallah hayırlı olur. İnşallah Düşüngeç'e birşeyler katarım. İlk yazımı şu iki cümleyle bitirmek istiyorum.

Berat Kandiliniz Mübarek Olsun.

Son sürümler her zaman yeni ve farklıdır...

İyi Akşamlar

14 Ağu 2008

Angelina Jolie Kasım Ayında Türkiye'de


Evet güzeller güzeli Hollywood yıldızı Angelina Jolie yakında çekimlerine başlanacak olan 'Thomas Crown Affair 2 '' adlı macera filmi için hazırlık yapıyor. Kasım Ayında Filmin bir bölümünün İstanbul'da çekilmesi planlanıyormuş.



Number One TV'nin ortaklarından Ali Karacan, Pierce Brosnan ile Jolie'yi İstanbul'da misafir ederek dünyaca ünlü iki yıldız için bir parti verecekmiş.


Ve işin en güzel yanı, bu parti için bana da özel bir davetiye geldi. Sayın Jolie benimle görüşmek istiyormuş. Desem inanmazsınız herhalde :)