merhaba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
merhaba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eyl 2009

Çarpık Penceremden Merhaba (:

Aranıza yeni katılmanın verdiği sevinçle yazıyorum (: açıkçası kendimi tanıtmayı pek sevmem daha doğrusu beceremem desem daha doğru olur.Ben Emrh.cn yazdığım gibi hitap ederseniz çok hoşuma gider.Doğunun en ucra köşesinden sesleniyorum size ( Iğdır ) yaşım 17 kimine göre daha çocuğum kimine göre yetişgin buyrun siz karar verin.

Düşüngeç'me ailesi yazıları beğenirmi beğenmez mi açıkçası hiç bir fikrim yok.Son olarak ise her gencin hayatına veda ettiği bir dönem vardır ÖSS elimde olsa hiç girmem ama hayata dahil bir amacınız varsa bunu yapmak zorundasınız.Son yazılarımı düşüngeç'te barındıracam bu yazılarımı beğenmiyenler belki cehenneme giderken direkten döneriz manasıyla cevap veriyor. Şaka bir yana her şey sizler için düşüngeç ailesi (:

13 Eki 2008

Benden Merhaba ve Bir Merhaba Açıklaması

Bugün 13 Ekim 2008 Pazartesi… Bundan bir yıl önce (16 Ekim 2007) yine bir sonbahar günü kişisel sayfamda ilk blog yazımı yazmıştım. O gün bugündür kişisel blogumda yazmaya devam ediyorum. Bu uzun soluklu yolculuğa gücüm yettiğince devam edeceğim.

Evet, kendi blogumda yazmaya devam etmekle birlikte, bugün itibariyle DüşünGeç Ailesi’ne katılmış bulunmaktayım. DüşünGeç’in kurucusu Tabuhan, yaklaşık üç ay önce teklifte bulunmuştu: “Blogumda yazmanızı isterim” demişti. Çok yoğun olduğum ve kendi bloguma dahi yeterince zaman ayıramadığım için o zaman, bir teşekkür yazısıyla birlikte daha sonraki dönemlerde yazabileceğimi söylemiştim. İşte o zaman geldi çattı. Daha fazla erteleyemezdim bu sözümü.

Bu benim ilk yazımdır… Bu ilk yazı, bir “Merhaba!” yazısı olduğu kadar bir merhaba açıklaması da olacaktır. Becerebilirsem güzel bir açıklama olma ihtimali çok yüksek.

Belki hayatımızda çok çeşitli merhabalar vardır. Kiminde kendimizi o “merhaba”yı dememek için o kadar uzak tutarız ki ortamdan… Çoğunda kurtuluş yoktur. Er-geç o “merhaba”yı deriz; ama riyakâr davranmışızdır. Kimi merhabamız bir küslüğü bitirip yeni bir dostluğu başlatma girişimidir. Orada ise biraz naza çekeriz işi. Barışmak, merhabalaşmak istemiyormuş gibi vücudumuz, omuzlarımız geride sadece elimiz uzanır muhatabımıza; ama içtendir. Kimi zaman eller çok sinsi planlar ve küstah bakışlar eşliğinde uzanır. Burada merhaba, kutlamanın kurbanıdır sadece. Daha çok çeşitli merhabalardan bahsedebiliriz. Ancak yazıyı fazla uzatmaya da gerek yoktur.


Son olarak, kimi merhabalar vardı; çok uzaklardan gönderilse de o kadar kuvvetli, sıcak ve samimidir ki; telefonda söylenirse teller kopar, paramparça olur, vericiler yanar, tüm şehir o merhabayı duymuş gibi yeniden uyanır. Bunu söyleyen dudaklar dünyanın en tatlı gülümsemesini resmeder, duyan kulaklar mest olur. Belki sadece sevgililerin ve dostların merhabaları bu seviyeye ancak ulaşır. Siz bu tür bir merhabanın bir de yüz yüze söylendiği resmi hayal edin. Çünkü ne ben ne başkası bunu tarif edebilir.

Benim merhabama gelince… Bu, ilk karşılaşmalarda dudaklardan öylesine dökülen bir kelime gibi durur. Bana özeldir! Çekingendir, baş hafif öne eğiktir, başlangıçtır, bazen aynından fazlasıyla karşılık bekler, sürprizlere de gebedir… Bu merhabanın/“merhabam”ın geleceğini sonraki adımlar belirler.

İşte bu duygular içinde, biraz çekingen olarak atılan ilk adımla tüm DüşünGeç Ailesi ve okurlarına merhaba diyorum. Kesinlikle sıcak, samimi ve biraz çekingen…

18 Ağu 2008

Merhaba!

Merhaba arkadaşlar DüşünGeç ailesine katılmanın verdiği mutlulukla bi yazı yazayım dedim.Ben Tunahan yazı yazmayı seven birisiyim ve düşüngeç aracılığıyla duygularımı düşüncelerimi sizlerle paylaşmak için burdayım.Umarım bana duyulan güvenin gereklerini yerine getirebilirim.

Öğrenciyim henüz 16 yaşındayım ilk yazılarım kötü olabilir ama inanın sizin ve düşüngeç ailesinin desteğiyle daha güzel daha olgun yazılar yazabilecek gücün potansiyelini içimde buluyorum.Herkese tekrar merhaba yazılarımla sizlerle olacağım :)