blog yazarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blog yazarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağu 2010

Makale Yazma Teknikleri

Merhaba arkadaşlar, birkaç kişinin makale yazma konusunda nasıl bir yol izlenmesi gerektiği ile ilgili sorusu üzerine bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim.

Yapılması gerekenlerin başında herzaman "benzersiz olun" yada "kendiniz olun" gibi cümleler kullanılır. Fakat bunlar makale yazmanın sadece temelini oluşturuyor. Bu yüzden adım adım ilerleyerek doğru ve yararlı bir makale yazma tekniklerini paylaşıcağım:

A. Özgünlük

Bu sizi diğer sitelerden ayıran yapıtaşıdır. İçeriğinizi kendiniz oluşturduğunuz anlamına da gelir. Google aramalarında yükselmek için gerekli olan sağlam yollardan biridir.

B. Güncellik

Bir makale yazmaya karar vermeden önce hangi konuda yazmak istediğinizi kafanızda kararlaştırmalısınız. Bunun içinde güncel hayattan bilgi edinmek yeterlidir. Örneğin hergün 5 normal makale yazmak size çok şey katar ama hergün 1 güncel konudan oluşan makale yazmak size çok daha fazla şey katar. Bunun en önemli örneği ise Google'dan alacağınız ziyaretçi sayısıdır. Örneğin, şu sıralar Devler Ligi ve Avrupa Ligi eleme maçları hakkında ya da yeni yapılan transferlerin biyografisi, resimleri tarzında başlıklar açarak sitenize güncel hit sağlayabilirsiniz.

C. Analiz

Yazacağınız bir konuyu kafanızda kararlaştırdığınız da yapmanız gereken en önemli iş bu konuyu Google'da aratmaktır. Bakın bakalım sizden önce böyle bir konu yazılmış mı veya yazıldıysa ne kadar doğru ne kadar eksik yazılmış. Bunları görüp daha sağlıklı makaleler oluşturabilirsiniz.

D. Yararlı Bilgi

En önemli amacımız bu olmalıdır. Analiz yaparken uyguladığımız yöntem ile araştırdığımız makalelere gelen yorumlarda ziyaretçilerin neyi merak edip sordukları yada neyi eksik bulduklarını belirleyip ona göre detaylı ve yararlı bir makale oluşturabilirsiniz.

E. Süsleme

Önceki adımları tamamladığınızda geriye yapmanız gereken şey sadece ek özelliklerdir. Yani makalenize uygun bir resim, video gibi görseller ile ziyaretçilere uygun bir makale sağlayabilirsiniz. Makalenize uygun içerikteki başka bir makaleye (Site içi yada site dışı) link vererek içeriği daha da zenginleştirmek...

F. Sonuç

Bütün bu sıraladığımız adımları uyguladığınızda elinize geçen şey; Doğru ve akılcı bilgiyi savunan bir blog yazarlığıdır. Bunun yanısıra da içeriğinizden memnun kalıp sizi takip eden ziyaretçi kitlesi...

Makale Yazma Teknikleri
Rated 4.6/5 on 256,

19 Haz 2009

Blog Yazarıyız Ama Özgür müyüz ?

Blog Yazarları genelde istediğini istediği şekilde yazabilen kişiler olarak öngörülüyor değil mi? Aslına bakarsanız olması gereken de budur.

Fakat başta İran ve Çin olmak üzere birçok ülkede blogculuk artık bir tehdit olarak da görülebiliyor devlet için :) Her ne kadar özgür bir platformda olsa blog tutmak kimi zaman suç işlemek anlamına geliyor. Düşüncelerimizi paylaşmak istiyoruz ama kim ne der korkusuyla bunları içimizde bastırıyoruz. Bir ünlü hakkındaki yorumlarımızda kişi hakkına zarar verdiğimiz için yargılanabiliyor yada konu siyaset olunca mahkemelik bile olabiliyoruz.

Blogger lig tv yayını veren bloglar yüzünden mahkemelik olmuş ve bir süre erişim yasağı konulmuştu. Bunun haberini yapan birçok büyük televizyon kanalı, konu hakkında bilgi verirken blog tabiri için kullandıkları cümle şu oluyor; "İnsanların düşüncelerini paylaşabildikleri bir ortam" İyi güzel söylüyorsunuz da, bunlar ne tür düşünceler ? Ben size söyleyeyim, kısıtlı düşünceler :)

Nasıl ki futbolun beşiği İngiltere, Blogculuğunda beşiği Amerika'dır. Buradaki blog yazarları çok ciddi takipçi sayıları ve gelirleri dışında, düşüncelerini özgürce savunabilen yazarlar olarak çıkıyorlar karşımıza...

Bunun sebebi de, ya devlet politikasından kaynaklanıyor yada birey haklarından...

Tabuhan Özçelik

12 Haz 2009

Blog Yazmak Bize Ne Kazandırır ?

Bu soruyu kendinize hiç sordunuz mu ? Yada sorup sağlıklı bir cevap alabildiniz mi ?

Türkiye'de 2005 yılında popülerleşmeye başlayan Blog macerasında her geçen gün yeni birşeyler oluyor. Blog kavramını bilen de bilmeyen de Blog kurmaya başladı. Ama merak ettiğim şey şu; Blog tutmakla hayatımıza ne gibi renkler geldi yada hayatımızdan neler gitti ?

Şahsen benim hayatımda Blog tutmanın yeri; çevremde gelişen olay ve haberlere karşı tepkisiz kalmama yada sessiz kalmama gücü verdi. Kendisini konuşarak ifade edebilen bir toplum olmadığımız için yazarak birşeyleri paylaşmak daha mantıklı geliyor.

Küçüklüğümden beri adam gibi okuduğum kitapların sayısı 3 yada 4'ü geçmez. Fakat Türkçe'yi kullanma biçimi ve imla kurallarını uygulama şekli konusunda iddialıyımdır. Bunun sebebi aldığım okul eğitimi değil, Blog tutmanın bana kazandırdığı ek özelliklerdir. Her nekadar ortalarda Blog Yazarı sıfatıyla gezinen imla kurallarından yoksun ve türkçeyi katleden bir biçimde Blog tutan arkadaşlarda mevcut. Fakat onlara laf söyleme gibi bir hakkımız yok. Çünkü onlarında kendini ifade etme özgürlüğü var ve belki de bu şekilde kendilerini ifade edebiliyorlar. Kim bilir...

Peki sizin için Blog tutmanın hayatınızdaki yeri ve kazandırdıkları ?

1 Şub 2009

Blog yazmayı bırakmak mı ?

Evet cümleme böyle başlayabilirim . " Blog yazmayı bırakmak mı ? Iğğğ ! "

Uzun zamandır ne düşüngeç'te ne de kendi blogumda yazmıyordum .. Artık canım sıkılıyor yeni şeyler arıyordum .. Yani bir nevi blog yazmayı 3. kez bırakmıştım .. Blog yazmak benim edebiyat dersimi çok etkiledi .. Özellikle takip ettiğim bloglar'da yazılan yazılar ..

Uzun zamandır birşey yazmıyorum demiştim .. Peki neden ben 3 kez blog yazmayı bıraktım. 4. blog yazarlığımın başlangıcında bu yazıyı yazıyorum :D

1. Bırakışım: Beni tanıyan oktayusx.turkblog.com adresinden tanıdı .. Orda bir kütle yazım vardı .. Ama yazılarımın okunmaması beni sıkıyordu ve yazmayı bıraktım .. Peki neden baştan başladım ? Can sıkıntısı ! :D

2. Bırakışım: oktayusx.turkblog.com 'da yazmayı bıraktıktan 1 hafta sonra Düşüngeç'te başladım .. Ama blog yazmak artık canımı sıkmaya başlamıştı .. Peki neden tekrar başladım ? Can sıkıntısı ! :D

3. Bırakışım: artık oktayusx.blogspot.com 'u açmıştım .. ama blogumun yeterince tanınmaması (bknz: 1.bırakışımla hemen hemen aynı neden) beni yine sıkmıştı ve bıraktım .. Peki neden tekrar başladım ? "Lan artık bırakan t*p olsun" amacı ile başladım :D

Haydi vatana millete hayırlı olsun . Bir hoşgeldini tekrar benden eksik etmiyin :D

2 Oca 2009

Mim - Kaç Kere Blog Yazmayı Bırakıyordunuz

Biz Blog yazarları için yazı yazmak bazen bir işkenceye dönüşüyor. Çünkü ne yazacağına, nasıl yazacağına karar vermek çok güç oluyor. Bazen günde 2-3 konu bulup yazılar üretebiliyorum. Ama bazende haftada bir yazı üretmek bile zor geliyor. Böyle zamanlarda içimde bir gerginlik, sıkıntı, karamsarlık ve isteksizlik oluşuyor. Hatta benden Blog yazarı olmaz bile diyorum. Fakat ertesi gün öyle birşey oluyor ki, yazdıkça yazasım, paylaştıkça paylaşasım geliyor. İlham perisi ile alakalı birazda :)

Niye bunları anlatıyorum ? Çünkü sevgili arkadaşım İlyasBat'ın oluşturduğu Şuradaki Mim'de banada paslama zahmetine girmiş :) Aslında iyi de etmiş, çünkü bu konuda biraz sıkıntılıyım ve içimi dökmeliyim.

Mim'in başlığını biraz kendime göre değiştireyim. "Kaç kere" değilde, "Niye Blog yazmayı bırakıyordum" sorusunu sorayım kendime.. Şöyle ki; Blog yazmak, karakterini, bilgilerini, kültürünü ve kişiliğini ortaya koymak demektir benim için. Bir konuyu herkes yazabilir. Ama önemli olan nasıl yazdığıdır.! Herkes demeyelimde birçok Blog yazarı elinin emeğiyle klavyesinin tuşlarına basarak bir yazı oluşturmaya çalışıyor. Kendince çok güzel bir yazı olabilir ve tekrar tekrar okumaktan zevk alabilir. Fakat emeğine karşılık beklediği tek şey güzel yorumlardır. Bu aynı bir kitap yazarının okuyucu kitlesi yaratması gibi birşeydir. Yani yorum geldikçe yazma hevesi artar, fakat yorum olmayınca şu soru sorulabilir: "Madem kimse okumuyor yada yorum yapmıyor, neden yazayım ki ?"

Böyle böyle kendini yazmaktan soğutabilir insan.

İşte Blog yazmakla yazmamak arasında ki ince çizgi bu diye düşünüyorum :)

Geleneği bozmayarak bende birkaç kişiyi Mim'lemek istiyorum: Seyyah , Süleyman Aras , Abraxas , Serzeniş Meraklısı , ÇilekliSüt

26 Kas 2008

Blog Kürede Neler Oluyor!..

Aslında bu yazıyı yazmak aklımın ucundan hiç geçmemişti. Ama Hakan Yamanoğlu'nun TeknolojiHerşeyim blogundaki Türk Bloglarında Neler Oluyor başlıklı yazısından sonra bir kaç cümlede ben katkıda bulunmak istedim. Hakan Bey yazısında Türk Blogcularının 2 aydır doğru düzgün içerik üretmediğinden daha doğrusu eski sıklıklarında bloglarını güncellemediklerinden yakınmış. Bu görüşüne tamamen katılıyorum. Fakat onunla aynı konuları yazmayacağım. Teknoloji Herşeyim'de ki ilgili yazıdan bir bölüm aşağıdaki gibidir.

Kaç gündür bu yazıyı yazmayı planlıyorum ama bir türlü elim klavyeye gidemedi gitti! Esasında bu yazının ortaya çıkış nedeni de bu! Son 1-2 aydır Türk bloglarına bir şeyler oluyor. Takip ettiğim bir çok blog artık çok nadir olarak içerik üretiyor ya da üretmeyi bıraktı. Bu bitkin tablonun içine kendimi de dahil etmek zorundayım. Çünkü uzunca bir süredir blogumla ilgilenemiyorum. Sanki üzerime bir rehavet çökmüşcesine, elim klavyeye gitmiyor. Hatta bazı günler bloguma girip “neler oluyor diye” bile bakmadığım oluyor. Eskiden günde ortalama 2-3 içerik üretirken, bu oran 5-6 günde 1-2 içeriğe kadar geriledi. Bu durumun nedenlerini soruyorum kendime ama mantıklı bir neden de bulamıyorum. Bildiğim tek şey var ki; blogculuktan ve blog yazmaktan asla sıkılıp/bıkmış değilim. Böyle bir şey hissetmiyorum. Blogumu ve bir şeyler üretip paylaşmayı hala seviyorum ancak bir şeyler beni engelliyor.. Bu yazının devamını okuyun

Şimdi benim değinmek istediğim nokta şu ; Türkiye'de yurt dışındaki gibi kaliteli içerik üreten daha doğrusu özgün içerikli yayın yapan blogların sayısı çok fazla değil. Ben şahsen kendi blogumda Blogger için bir sürü çalışmam var. Çoğuda kaliteli içerik diyebilirim. Javascript dosyaları ile olan uygulamaları Blogger için uyarlıyorum. Ve şunu belirtmem lazımki insanın çok fazla zamanını alıyor. Çünkü kodlarla uğraşmak kolay bir iş değil ve kullanıcılara sorunsuz bir şekilde sunabilmek için bir çok kez test etmek gerekiyor. Neyse bu konu üzerinde ayrı bir makale yazılabilir. Ülkemizde emek hırsızlığı çok fazla birileri beniim gibi özgün olarak hazırlamış olduğu içeriğin hiçbir kaynak belirtilmeden kendi yazısıymış gibi yayınlayan blogcuları görünce insanın bloguna içerik üretme hevesi kırılıyor. 

Bir başka sorun ise üretilen içeriklere gereken geri dönütlerin yapılmaması daha doğrusu içerik üreten kişiyi yorum yaparak onure etmek gerekir. Ehh buda pek fazla olmayınca insanın hevesi bir kez daha kırılıyor. Gelde şimdi Hakan Yamanoğlu'nun yazdığı yazıda hep birlikte blog kürenin daha aktif olması için çözüm yolları belirtelim. Benim önerilerim aşağıdakiler ;
  • Bloglarda beğendiğimiz yazılara iki satırda olsa yorum yapalım.
  • Alıntı yaptığımız yazılarda kaynağı açıkça belirtelim.

TeknoMobi
TeknoMobi Blogger Geliştirme
Teknoloji Herşeyim
Teknoloji Herşeyim Hakan Yamanoğlu

Hakan Hamanoğlu'ndan aldığım mim'i

ilyasbat , Seyyah , H.Yaman , Yakuter , Karbonizma , Harun Güven e paslıyorum...

3 Eyl 2008

Yeni Yazarınızdan...

Değerli DÜŞÜNGEÇ Blogunun Takipçilerine...

Öncelikle Hepinize Saygılarımı Sunuyorum & Hepinizi Selamlıyorum..
Ben Blogunuzun Yeni Yazarı Olmaktayım.
Hepinize İyi, Güçlü, Aktif Bir Yazar Olacağımdan Kuşkunuz Olmasın..
Her Gün Kendi Yazılarımı Buradan Okuyabilirsiniz..
Yorumlarınızı Özellikle Bekliyorum.. Çekinmeden Yorumlarınızı Yazabilirsiniz..
Bana Ulaşmak İçin İse : tolgaask@gmail.com ve tolgaask33@live.com E-Mail Adreslerini Kullanabilirsiniz.
Sevgilerimle...


TOLGA AŞK

29 Ağu 2008

Deli Doktorunuz Geldi!

Merhaba. Ben Dr.Sphenis. Yani İpek. Düşüngeç ailesine yazar olarak katıldım. Bir penguen cerrahıyım ve aynı zamanda delinin tekiyim. Ameliyat zamanlarında normal bir Dr.Sphenis iken,diğer zamanlarımda deli bir doktor oluyorum. Bana merhaba deyin, korkmayın,ben ısırmam :P .

Şimdi adım neden Sphenis? Kendime bu adı koyarken düşündüm. Vikipedi sağolsun,bu adı seçtim :D

Şimdi. Penguenler kuşlar sınıfından geliyor herkesin bildiği gibi. Bunu kanıtlayan, çok konuşan gagaları var haliyle. Kuşlar sınıfına Aves deniliyor.Takıma Sphenisciformes, familyaya da Spheniscidae deniyor.

Ve penguenlerin cinsleri de var:



  • Aptenodytes

  • Eudyptes

  • Eudyptula

  • Megadyptes

  • Pygoscelis

  • Spheniscus

Ben en sondaki Spheniscus penguenlerinin doktoruyum. Adım da buradan geliyor haliyle.Yok mu bana bir merhaba diyen?


22 Ağu 2008

Blog Yazari Olmak icin ilk Adim Ne Olmalidir ?

Birkaç gündür aklımda olan bu konuyu uzun uzun düşündüm. Bir Blog yazarı, daha doğrusu Blog yazarı olmak için neler yapmalıyız ?

Öncelikle nereden başlayacağımı inanın hiç bilmiyorum. Kendimden başlamalıyım galiba...

İlk kullandığım servis Blogcu.com'du ve nasıl başladığımı, nereden görüpte üye olduğumu inanın hatırlamıyorum. 1 yılı geçkin süredir Blog yazarlığı ile meşgulüm ve bu süre içerisinde birçok Seo tekniği öğrendim.

Peki bir Blog yazarı ilk yazılarına nasıl ve hangi duygular ile başlar ?

Bunun cevabı hep aynıdır ve bütün bu konuda deneyimli Blog yazarlarının başında aynı şeyler geçmiştir.

İlk yazı şöyledir; "Merhaba Ben Geldim" ya da "Bloguma Hoşgeldiniz"

Bu ilk yazıdan sonra yazarın sahip olduğu bilgileri okuyucu için aktarma bölümü başlar. Örneğin: "Arkadaşlar bugün size bunu söylicem, Bugün bundan konuşalım.! , Peki sizin fikriniz ne bu konuda ?" gibi cümleler kurulur fakat hiçbir yorum gelmez...

Bu böyle devam ettikçe Yazar adayı iyice sinirlenmeye başlar ve bloguna yorum gelmemesinin sebebini araştırır. Nedeni bellidir, Yeni Bloga Seo uygulamazsanız kimse gelip gitmez...

Peki nereden bilecek amatör ruhlu Yazar adayları Seo'yu ?

Ben şahsen 2 ay sonra öğrenmiştim, daha doğrusu görmüştüm Seo yazısını ve bir türlü kavrayamamıştım. Ben o zamanlar sadece bildiklerimi, sevdiklerimi, beğendiğim her türlü zevki ve eğlenceyi başkaları ile paylaşmayı planlıyordum. Ama bunun böyle olmadığını öğrendim.

Seo'nun anlamının Kurt, Hit'in anlamının ise Kuzu olduğunu ozamanlar nereden bilebilirdim ki ?

Bu işte uzman kişiler diğer yeni açılmış Blog'ların hakettiği ziyaretçileri Seo ile çalıyor şu dönemlerde. Bir başka değişle Google Sıralaması uğruna bu tür yeni yetme Blog'ları eziyorlar böcek gibi.

Tamam belki Blog'un içeriği çok iyi ve bunu Seo ile güçlendirerek hakettiği yerlere gelmek isteyenler var. Fakat ya içeriği sağlıksız olanlara ne demeli..

Sizce bu hak yemek olmuyor mu ?

Lafın kısası, bu yeni Blog Yazarı adaylarına destek çıkmalıyız. Destek çıkmalıyız ki, bu hakkımızı yiyen Kötü amaçlı Bloglara karşı genç ve dinamik Blog yazarları oluşturalım.

Bu cümleden belki kafanız karışmış olabilir. Onun için şunu söyliyim; size danışan, yardım isteyen, kod bilgisi olmayan ve Seo hakkında bilgisiz olan Blog Yazarları adaylarına elinizden geldiğince yardımcı olun.

Yani bir Abi Abla gibi onlara yol gösterin. Alıntı yapma, Özgün ve Güncel ol gibi cümleler ile aydınlatın. Aydınlatın ki Türk Blog Dünyasının adını lekeleyen bazı Kendini bilmezlere örnek oluşturalım.

Dipnot: Bazılarınıza bu yazı çok saçma, bazılarınıza çok mantıklı, bazılarınızın yüzünde hafif bir tebessüm, bazılarınızda off çok sıkıldım okurken ama amacı iyi galiba bu adamın, bazılarınıza ise kesinlikle haklı ve buna destek çıkmalıyım gibi hisler gelebilir. Siz en iyisi size doğru gelen şeyi yapın.

Hadi Eyvallah...

18 Ağu 2008

Merhaba!

Merhaba arkadaşlar DüşünGeç ailesine katılmanın verdiği mutlulukla bi yazı yazayım dedim.Ben Tunahan yazı yazmayı seven birisiyim ve düşüngeç aracılığıyla duygularımı düşüncelerimi sizlerle paylaşmak için burdayım.Umarım bana duyulan güvenin gereklerini yerine getirebilirim.

Öğrenciyim henüz 16 yaşındayım ilk yazılarım kötü olabilir ama inanın sizin ve düşüngeç ailesinin desteğiyle daha güzel daha olgun yazılar yazabilecek gücün potansiyelini içimde buluyorum.Herkese tekrar merhaba yazılarımla sizlerle olacağım :)

13 Ağu 2008

Bak Kim Gelmiş :)

Merhabalar arkadaşlar;
Gezinirken gördüm DüşünGeç'i daha yeni açmışlar.Baktım ki sadece bir kişi yazmıyor.Yazarlar toplanmaya başlamış.vakit buldukça ara sıra bakmaya başladım.Gittikçe büyüyor.Yeni yazarlar,yeni tasarım,yeni takipçiler...

Bugün gene bir bakayım ne var ne yok dedim.Bir de baktım yazarlık başvurusu.Belki çoktantır var ama yeni gördüm.Biraz daha geniş inceledim siteyi.Tamam dedim bu kategoriler bana uygun."Hele genç adam davran bakalım şu başvuru için" dedik ve başvurduk.

Sağolsun Tabuhan kabul etti.Yani bu yazının kısacası artık bende bir DüşünGeç yazarıyım.Tüm DüşünGeç ailesine ve sevenlerine hayırlı olsun :)

12 Ağu 2008

DusunGec.com Yeni Yazarına Hoşgeldin Diyelim (:

Selamun aleykum Dusungec ailesine yeni bir yazar daha katıldı (:

Ben aEnes Yani Ahmet Enes şuanlık yeniyim ama ilerki zamanlarda inş ilerliyecegim. Bu Blogu ilk gördügüm zamanlar çok güzel oldugu düşünmüştüm ve ilerki zamanlarda çok daha güzel oldu ve domain alınmasıyla siteye bir hayli mükemmellik kattı ve birgun dedimki bende bu blogda yazar olabilirim bende bu blogda yazılarımı paylaşabilirim ve o zaman geldiki yazar oldum.. :)

Beni yazar yapan Tabuhan kardeşime çok Teşekkür ediyorum ve sitedeki herkesin başarılarının devamını diliyorum..

Saygılarımla aEnes