mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mar 2009

Mim - 10 Yıl içinde Ne Yapmayı Planlıyorum ?

İlyasBAT Şuradaki yazısında bizim Family'ide Mimlemiş sağolsun :) Bayadır Mim almıyordum ve aldıklarımda genelde çocukça veyahut gereksiz mimler oluyordu. Fakat bu sefer aldığım mim geleceğimiz hakkında olduğu için baya hoşuma gitti.

Şimdi öncelikle DüşünGeç Ailesi'ne ithaf edildiği için bu Mim'e cevaben yazılan yazıya bütün yazarlarımızın ayrıca "edit" olarak fikirlerini girmesini rica ediyorum. Tabi fazla detaya girmemeleri umuduyla, yoksa Ansiklopedi tadında olur yazımız :P

Tabuhan Özçelik:
1- Şuan ilk hedefim Açık Öğretim'de olsa Üniversiteyi bitirmek ve meslek sahibi olmak.
2- Tabiki zengin olmak yada rahata kavuşacak kadar parayı bulmak :)
3- DüşünGeç'i 1-2 yıl içerisinde bambaşka ve farklı projeler ile bir Türk Devi haline getirmek istiyorum. Tabi Bloglar arası :)
4- Fazla karamsar biri olduğum için geleceği dair bunlardan başka birşeyden söz edemicem. Son olarak ise 30'a merdiven dayadığım yaşlarda evlenmeyi planlıyorum :)

Ümit Özcan :
1. Öncelikle ilk Hedefim Öss yi Kazanmak ve İyi Bir Meslek Sahibi Olmaktır her genç gibi
2. İnternette büyük projelere İmza Atmak Tabikide
3. Ben Olmasam bile Birilerinin Beni iyiliklerimle anmasını ve insanlarda iyi bir önizlenim bırakmam
4, Kendi Ayaklarımın Üzerinde durmak ve başkalarına muhtaç kalmamak
5. iyi Bir Mesleğe Sahip Olmak
Aslında Fazlada Bişey istemiyorum :)

TeknoMobi

Aslında bu mim bana Tamkarışık (Gülşah) daha önce paslamıştı. Bende kendi blogumda cevaplamıştım. Ben kendi blogum haricinde DüşünGeç'te de yazılar yazmaktayım. Tabuhan'da Düşüngeç'in topluluk blogu olması vesilesi ile yazarların isteklerine de yer vermek istemiş. Kısaca 10 Yıl İçinde Yapmak İstediklerimi sıralayayım!..

  1. Fen ve Teknoloji Öğretmeni olarak atamamın yapılması ve bir an önce eğitimini gördüğüm mesleği tam anlamıyla yapmaya başlamak...
  2. Hayatı paylaşabileceğim bir kişi ile mutlu olmak...
  3. Bir araba sahibi olmak ve Türkiye genelindeki bütün arkadaşlarımı ziyaret etmek...
  4. Adımı dünya çapında duyurabileceğim bir web projesi geliştirmek...
  5. İleride Milli Eğitim Bakanı olmak ve Eğitim Sisteminde ki sorunları düzeltebilmek...
Erhan Türkyılmaz
1-Okumakta olduğum Bilişim T. Ağ Sistemleri alanında kendimi geliştirerek yurt dışı eğitimlerde bulunmak ve ismimi bu konuda uzman bir mevkiye çıkartmak.
2-Sevdalısı olduğum Müziği yine kendi ismimde bulmak ve milyonlarca kişiye ulaştırmak.
3-Hayatımı devam ettireceğim kişiyi bulmak.
4-Bir ev ve tekne sahibi olmak ;)

6 Oca 2009

Mim - Filistin için Bir Cümle Kur!


Bu aralar Mim konusunda baya bir yoğun trafik geçiriyorum. Bu bir yandan güzel oluyor ama bazen de beni zor duruma düşürüyor. Neden derseniz, öyle Mim'ler geliyor ki, konu hakkında pek bir bilgim olmuyor ve geri çevirmekte zor oluyor. Bu Mim'de onlardan biri..

Ama benim için çok değerli olan Süleyman Aras'ın bu anlamlı Mim'ine azda olsa birkaç kelime ile karşılık vermek istiyorum.

Aslında Mim'in konusu gayet basit, Bir Cümle kurmam gerekiyor. Ama aklımdan geçenleri buraya yazacak kadar saygısız değilim. Bu vahşeti yapanların daha doğrusu bu işin arkasındaki güçlere bela okumakla bir yere varamayacağım için, Bu utanç belgesini buruk bir şekilde izliyorum.

Yinede bir cümle kurmak gerekirse; "İsrail'i Allah'a havale ediyorum."

Mim'i Teknomobi ve Taytanik'e paslıyorum.

2 Oca 2009

Mim - Kaç Kere Blog Yazmayı Bırakıyordunuz

Biz Blog yazarları için yazı yazmak bazen bir işkenceye dönüşüyor. Çünkü ne yazacağına, nasıl yazacağına karar vermek çok güç oluyor. Bazen günde 2-3 konu bulup yazılar üretebiliyorum. Ama bazende haftada bir yazı üretmek bile zor geliyor. Böyle zamanlarda içimde bir gerginlik, sıkıntı, karamsarlık ve isteksizlik oluşuyor. Hatta benden Blog yazarı olmaz bile diyorum. Fakat ertesi gün öyle birşey oluyor ki, yazdıkça yazasım, paylaştıkça paylaşasım geliyor. İlham perisi ile alakalı birazda :)

Niye bunları anlatıyorum ? Çünkü sevgili arkadaşım İlyasBat'ın oluşturduğu Şuradaki Mim'de banada paslama zahmetine girmiş :) Aslında iyi de etmiş, çünkü bu konuda biraz sıkıntılıyım ve içimi dökmeliyim.

Mim'in başlığını biraz kendime göre değiştireyim. "Kaç kere" değilde, "Niye Blog yazmayı bırakıyordum" sorusunu sorayım kendime.. Şöyle ki; Blog yazmak, karakterini, bilgilerini, kültürünü ve kişiliğini ortaya koymak demektir benim için. Bir konuyu herkes yazabilir. Ama önemli olan nasıl yazdığıdır.! Herkes demeyelimde birçok Blog yazarı elinin emeğiyle klavyesinin tuşlarına basarak bir yazı oluşturmaya çalışıyor. Kendince çok güzel bir yazı olabilir ve tekrar tekrar okumaktan zevk alabilir. Fakat emeğine karşılık beklediği tek şey güzel yorumlardır. Bu aynı bir kitap yazarının okuyucu kitlesi yaratması gibi birşeydir. Yani yorum geldikçe yazma hevesi artar, fakat yorum olmayınca şu soru sorulabilir: "Madem kimse okumuyor yada yorum yapmıyor, neden yazayım ki ?"

Böyle böyle kendini yazmaktan soğutabilir insan.

İşte Blog yazmakla yazmamak arasında ki ince çizgi bu diye düşünüyorum :)

Geleneği bozmayarak bende birkaç kişiyi Mim'lemek istiyorum: Seyyah , Süleyman Aras , Abraxas , Serzeniş Meraklısı , ÇilekliSüt

20 Ara 2008

Mim / Özür Falan Dilemiyoruz

Faruksal, Kuru Gürültü’nün başlattığı yeni bir “mim”i DüşünGeç’e paslamış. Tabuhan Kardeşimiz “mim”i benim cevaplamamı istedi. Ben de hem kendi blogum için hem de DüşünGeç için bu “mim”i cevaplamayı memnuniyetle kabul ettim. “Mim”i başkalarına paslama işini Tabuhan Kardeşimize bırakarak yazıma başlıyorum.

Eğer bir millet, “Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk’tür.” saçmalığıyla kandırılmışsa o milletin her türlü alçaklığa ve hatta hainliğe açık olması, hiç hesapta yokken sırtından vurulması kaçınılmazdır. Bu esas meseleye döneceğiz.

Osmanlı Devleti bile haklar bakımından ayrım yapmamasına rağmen Türk’ü Türk, Ermeni’yi Ermeni, Rum’u Rum olarak adlandırmış ve ırkların iyi niyetli de olsa kötü niyetli de olsa birbirine karışmasının önüne geçmiştir. Hal böyleyken “milleti sadıka(!)” olarak adlandırılan Ermeniler, Birinci Dünya Savaşı ile başlayan işgaller esnasında yüz yıllarca barış ve güvenlik içinde yaşadıkları bu devlete ve onun asli unsuru olan Türklere, tarihin kaydedebileceği en utanç verici hainliği yapmışlardır.

Osmanlı Devleti’nin, Ermenilerin bu hainliklerine daha fazla müsaade etmesi düşünülemezdi. Onları yoğun olarak yaşadıkları yerlerden başka yerlerde yaşamaya mecbur etti. Bu zorunlu göç olayının adı dünya kurulalı beri “tehcir” iken kimi geri zekâlılarca hala soykırım olduğu iddia edilmektedir. Şimdi tüm kalbimle söylüyorum ki, o dönemde yaşattıklarından dolayı, olayların sorumlusu tek bir Ermeni’nin bile başı gövdesinin üstünde bırakılmasaydı. Keşke tarihin gördüğü ve göreceği en acımasız soykırım yapılsaydı. “Bu şekilde bir temennide nasıl bulunabiliyorsun?” diye sorabilirsiniz. Olayları, yaşayan canlı şahitlerden dinleyen bir Erzurumlu olarak konuşuyorum. Bu öfkeyi içimde hep diri tuttum ve tutacağım da!

Şimdi esas meselemize dönelim. O dönemlerde yaşananların tehcir değil de soykırım olduğunu iddia eden tezler var ve dünya eksenli Ermeni diasporası, bunun tanınmasını ve Osmanlının mirasçısı Türkiye’nin bunu soykırım olarak kabul etmesini ve sonuçlarını (özür dileme, tazminat ödeme) yerine getirmesini istiyor. Bunun için de lobi çalışmalarına devam ediyor. Bu bağlamda, geçtiğimiz günlerde, Türkiye’de kendilerine aydın denen başta Baskın Oran olmak üzere bir grup hain, internet üzerinde, Ermenilerden özür dileme kampanyası başlattı. İmza sayısı on binleri buldu. Bunun nasıl olduğunu hemen izah edeyim. İşte ilk paragrafta belirttiğim “Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk’tür.” saçmalığı buradan ileri geliyor. Bu imza kampanyasını başlatanlar ve ona atılan on binlerce imzanın sahibi Türk değil ki! Kendilerini hiçbir zaman da Türk olarak görmediler ve bu millete hep düşmanlık beslediler. Onlar, benim “keşke soykırıma uğrasalardı” dediğim Ermenilerin artıklarıdır. Kimisi bu vatanda açık kimliğiyle yaşadı (ki benim bunlara bir diyeceğim olamaz) kimisi ise kripto olarak (bazı sinsi emelleri için kendini gizleyerek) varlığını sürdürdü. O sinsi emellerin eylemleri ise her zaman sahnede…

Şimdi tiyatroya bakar mısınız? Bir tarafta, Birinci Dünya Savaşı’nda Türklere en insanlık dışı muameleyi yapan hainler, diğer tarafta, o dönemde yaşananlardan dolayı Ermenilerden özür dileyenler… Ki bu özürcüler, o hainlerin öz be öz torunları. Yani Ermeni, Ermeni’den özür diliyor. Kimin adına? Türk milleti ve devleti adına! Hadin oradan lan hainler! Siz kimi kandırıyorsunuz?

Evet, özürcüler Baskın Oran ve avanesi ve onlara katılan on binlerce hain o imzalarını çok rahat atmış olabilirler. Çünkü ne Baskın Oran’ın ne onun gibi aydınsıların ne de onların peşinde koşan sürülerin analarının göğsü kesilerek şehrin duvarlarına çivilenmedi, bacılarının ve kızlarının ırzına geçilmedi, beşikteki bebekleri hançerlenmedi, yaşlıları binlerce hakarete uğramadı, kutsal mekânlarına ve diğer kutsallarına saldırılmadı. Onlar, geçmişte dedelerinin yaptığı bu küstahlıklar ve hainliklerle hâlâ övünebilen zavallılardır. Bugün ellerine aynı fırsat geçsin yine aynı şeyleri yapmaya kalkışacaklarından kimsenin kuşkusu olmasın.
Şimdi onları geçtik; o devşirmelerin ve kriptoların özrü umurumuzda değil. Onları geçtik. Ve fakat çakma Türkler değil de eğer gerçek Türkler özür dileyecekse Rusların, İngilizlerin, Fransızların ve İtalyanların kucağına oturarak şımarıklık, hainlik ve zalimlik zirvelerini zorlayan, olayların esas sorumlusu olan ve tehcirden çok daha fazlasını hak eden Ermeniler ne yapacak?
Düzenleme: Mim'i sayın Seyyah'a Paslıyoruz.

9 Kas 2008

Mim - Blogumun En Çok Neresini Seviyorum ?

Uzun zamandır kimseden Mim almamıştım. Ya da modası falan geçti sanıyordum :) Ama neyse ki imdadımıza Emre Zeytin Şuradaki Mim'iyle yetişti.

Mim konumuz başlıktan da anlaşılacağı gibi "Blogumun en çok sevdiğim yeri"

Aslında sevilmicek yeri yok ama ben yinede bir tanesini söyliyim :Pp Tabiki Logomuz.!



Blogumuzu ne zaman ziyaret etsem ilk baktığım yer Logosu oluyor :) Bu belki de karşılıksız bir aşk bilemiyorum. Ama inkar edilemiyecek bir güzelliği var :)

Neyse bu Mim'i pasladığım Blog: Serzeniş Meraklısı

28 Ağu 2008

Mim - Blog Sitelerinde Reklam Etik midir ?

Arada sırada böyle güzel Mim'ler almak insanın yazma isteğini artıyor valla :)

Bu seferki Mim Tamkarışık'dan geldi ve benimde cevap verme isteği duyduğum bir Mim oldu.

Şimdi öncelikle Blog Yazarı niçin yazar ?

Tabiki karşılıksız yazar ve yazılarını okuyucusuyla paylaşır. Bunlar ister Bloglarına Başka site yada Blogların Ücretli reklamını alır, isterse de Diğer Reklam programlarının sunduğu reklamları koyar (Google Adsense, ReklamStore) ve Blogundaki Emeklerinden Gelir elde etmek ister.

Bunlar gayet doğal ve tartışma gereği olmayan konular. Fakat Reklamları Ziyaretçinin gözüne sokan yazarlar hakkında bir Dur denilmesi gerekli tabiki..

Benden bu kadar..

Mim'i Emre Zeytin'e paslıyorum.

Kolay Gelsin ;)

19 Ağu 2008

Blog Topluluklarını Destekliyelim

Biz daha yeni alışmışken blog topluluğu da ne olaki?Nasıl yani blogcular bir araya mı toplanıyo?Peki toplanıpta ne yapıyolar?

Blog toplugundan önce blogun bir tanımını yapalım.Blog, teknik bilgi gerektirmeden, kendi istedikleri şeyleri, kendi istedikleri şekilde yazan insanların oluşturdukları, günlüğe benzeyen web siteleridir.*

Blog toplulukları ise bir sunucudaki bloga üye olan kişilerin gönderdiği yazılarla meydana gelen blog türüdür.İnternette yer alan tanımı ise;

Üyelik sistemine sahip olan ve bu üyelerin yazdıkları gönderilerden meydana gelen bloglardır. Komünite olarak da adlandırılan bu türdeki blogların çoğu kendi sunucularındaki blog yazılımını kullanmaktadır. Tarihsel olarak ise, LiveJournal’da oluşan bir kültür mirasını devam ettirmektedirler..

Şimdi gelelim bu yazının amacına.Ülkemizde blog toplulukları çok fazla değil.Biz istiyoruz ki bu blog topluluklarının/komitelerinin sayısı artsın.Artsın ki farklı düşünceler,fikirler,yazılar bir blogda toplanıp farklı bir kültürel değer taşıyan bloglar oluşsun.2oo8 Blog Ödülleri‘nde blog topluluğu olarak sadece 11 blog yarışmaya katılmış.Bunlardan;

1. blog.wolkanca.com
2. bigumigu.com
3. otobuste.blogspot.com

ilk üçte yer aldı.Gelin sizde blog topluluklarına destek verin.Ben artık DüşünGeç‘te yazmaya başladım.Sizde böyle bir siteye üye olup paylaşımda bulunun ya da böyle bir site girişiminde bulunun.

Bu mim yazımı Bütün BlogcuForum Üyelerine iletiyorum.

* = “?” yazarları Türkçe destek sitesi'ndan alınmıştır.

Kaynak: